DOCbarkodlu-stok-takip-programi

Barkodlu Stok Takip Programı: Okutmakla Yazmak Arasındaki Fark

YAYIN
OKUMA
6 dk
GÖRÜNTÜLENME
0

Barkodlu Stok Takip Programı: Okutmakla Yazmak Arasındaki Fark

Barkod aslında hangi sorunu çözüyor

Barkodun kasada zaman kazandırdığını herkes biliyor. Asıl mesele bu değil. Barkod, "hangi ürünü sattım" sorusunun cevabını insanın dikkatine bağlı olmaktan çıkarır.

Ürünü ekrandaki listeden seçen bir kasiyer, gün içinde birkaç kez yanlış satırı tıklar. Aynı markanın 500 ml'lik ve 750 ml'lik şişesi listede alt alta durur; 4 mm ve 6 mm kablo aynı isimle başlar. Bu hata anında fark edilmez, çünkü kasada geçen tutar çoğu zaman aynı ya da yakındır. Fark, altı ay sonra sayımda ortaya çıkar: bir üründen fazla, diğerinden eksik.

Barkod okutulduğunda bu seçim ortadan kalkar. Program, ürünü siz değil, etiketin üzerindeki sayı belirler.

Barkodun dokunduğu dört an

Çoğu işletme barkodu sadece satışla ilişkilendirir. Oysa sistemin değeri, dört ayrı noktada aynı kodun kullanılmasından gelir:

Mal girişi. İrsaliye elinizde, kutuları tek tek okutup adet giriyorsunuz. Ürün listede yoksa program uyarıyor — yani envantere hiç girmemiş bir malın rafa çıkması engelleniyor.

Satış. Kasada okutma. En bilinen kısım, ama en az kritik olanı.

Sayım. El terminaliyle ya da telefonla raf raf okutma. Elle sayımda 600 kalemlik bir dükkânda listeyi karşılaştırmak saatler alır; okutmada program farkı kendisi çıkarır.

İade ve transfer. Müşteriden dönen ürün, şubeye gönderilen koli. Bunlar kaydedilmediğinde stok yavaş yavaş kayar.

Dördü de aynı kodu kullandığı için ürünün geçmişi tek bir çizgide birikir. Program size "bu ürün bu ay 14 girdi, 11 çıktı, rafta 3 olmalı" diyebiliyorsa, sistem çalışıyor demektir.

Zaman hesabı: 400 kalemlik bir dükkân

Sayılara dökelim. Günde 60 satır satış yapan, haftada iki kez ortalama 80 satırlık mal girişi alan bir işletme:

İşlemElle girişBarkodlaFark
Satış satırı (60/gün)~12 sn~2 sn10 dk/gün
Mal girişi (80 satır × 2/hafta)~25 sn~4 sn56 dk/hafta
Tam sayım (400 kalem)~6 saat~50 dk5 saat/sayım

Günlük 10 dakika kulağa az geliyor. Ayda 5 saat ediyor. Mal girişindeki 56 dakikayla birlikte aylık kaba toplam 9 saati geçiyor — yani her ay bir tam iş gününü listeye bakıp ürün aramakla geçiriyorsunuz.

Asıl kalem burada bile değil. Elle seçimde 60 satırda ortalama bir yanlış seçim olduğunu varsayalım; bu günde 1, ayda 20 hatalı kayıt demek. Her hatalı kayıt iki üründe birden sapma yarattığı için ay sonunda 40 adetlik bir kayma birikiyor. Sayımda gördüğünüz "nereden çıktı bu fark" sorusunun cevabının önemli bir kısmı budur.

Okutma anında arka planda ne oluyor

Sistemin mantığını anlamak, sorun çıktığında ne yapacağınızı da belirler.

Barkod okuyucu bilgisayara klavye gibi bağlanır. Okuttuğunuzda yaptığı tek şey, etiketteki rakamları imlecin durduğu yere yazmak ve sonuna Enter basmaktır. Kelimenin tam anlamıyla çok hızlı yazan bir klavyedir; ürünü tanımaz, fiyatı bilmez.

Tanıma işini program yapar: gelen kodu ürün kartlarında arar, bulursa satırı ekler. Bulamazsa ne yaptığı önemlidir. İyi bir program burada durup "bu kod tanımlı değil, hangi ürüne bağlayalım?" diye sorar. Kötü bir program kodu boş geçer ya da satışa sıfır fiyatla ekler — ikisi de kaydı sessizce bozar.

Bu yüzden demo sırasında tanımsız bir barkod okutmayı deneyin. Programın o anda ne yaptığı, günlük kullanımda başınıza gelecek en sık durumdur.

Sık karşılaşılan iki aksaklık

Aynı barkodun iki üründe çıkması. Özellikle markasız, ithal ya da market markası ürünlerde görülür; tedarikçi aynı kodu farklı ürüne basmıştır. Program uyarmıyorsa iki ürünün stoğu birbirine karışır ve fark sayıma kadar görünmez. Çözüm: çakışan ürünlerden birine kendi dahili kodunuzu basmak.

Etiketi okunmayan ürün. Kıvrılmış, silinmiş ya da üstü kapanmış etiket. Kasada kuyruk varken bu bir hız sorununa dönüşür. Programda ürün adının ilk harflerinden hızlı arama olmalı; okuyucu çalışmadığında kasa durmamalı.

Barkod okuyucu tek başına bir sistem değil

Piyasada 700 TL'ye barkod okuyucu var. Takınca stok takibi başlamıyor.

Okuyucu, bilgisayara klavye gibi bağlanır: okuttuğunuz kodu imlecin durduğu yere yazar. O kodun karşılığında hangi ürünün olduğunu, kaç adet kaldığını, hangi fiyattan satılacağını bilen taraf programdır. Okuyucu olmadan da program çalışır (kodu elle yazarsınız), program olmadan okuyucu bir işe yaramaz.

Bu yüzden sıralama şu: önce ürün listesi ve program, sonra donanım.

Gerçek bir programı ayıran özellikler

Ekran görüntüsünde hepsi birbirine benzer. Fark, günlük kullanımda çıkan şu ayrıntılarda:

Bir ürüne birden fazla barkod tanımlanabilmeli. Aynı ürünün eski ve yeni ambalajı farklı EAN taşır. Tekli alan varsa, yeni parti geldiğinde ürünü ikinci kez açmak zorunda kalırsınız — stok ikiye bölünür.

Barkodsuz ürüne kendi kodunuzu üretebilmeli. Dökme malzeme, hizmet kalemi, kendi ürettiğiniz parça. Program dahili kod üretip etiket basabiliyor olmalı.

Varyant desteği olmalı. Beden, renk, ölçü. Her varyantın ayrı barkodu ve ayrı stoğu olmalı; "gömlek" tek satırda tutulmamalı.

Kasa hızlı olmalı. Arka arkaya 20 okutmada takılıyorsa, yoğun saatte kullanılamaz. Demo sırasında bunu özellikle deneyin.

İnternet kesildiğinde çalışmaya devam etmeli, ya da en azından bunu açıkça söylemeli. Tamamen buluta bağlı bir kasa, hat düştüğünde dükkânı durdurur.

Sayım modu ayrı olmalı. Sayım sırasında okutulan kod satışa düşmemeli, sayım listesine yazılmalı. Bu ayrım yoksa sayım günü kaos olur.

Barkodun gerekmediği durumlar

Dürüst olmak gerekirse her işletmenin barkoda ihtiyacı yok.

Kalem sayısı 50'nin altındaysa ve ürünler birbirinden bakışta ayrılıyorsa — mobilyacı, kuyumcu, özel üretim yapan atölye — barkodun kazandıracağı süre kurulum yüküne değmez. Aynı şey her ürünü tek tek numaralayan, seri numarasıyla takip eden işler için de geçerlidir; orada barkod değil, seri numarası takibi gerekir.

Ölçü şu: listeden ürün seçerken tereddüt ediyorsanız barkod gerekir. Ürünlerinizi karıştırma ihtimaliniz yoksa, önceliğiniz barkod değil, hareket kaydını eksiksiz tutmak olmalı.

Satın almadan önce kontrol listesi

  • Mevcut Excel/liste dosyanız programa toplu aktarılabiliyor mu
  • Bir ürüne ikinci barkod eklenebiliyor mu
  • Barkodsuz ürüne dahili kod üretip etiket basılabiliyor mu
  • Elinizdeki okuyucu modeliyle deneme yapıldı mı
  • Sayım ekranı satıştan ayrı mı
  • Kritik stok uyarısı ürün bazında ayarlanabiliyor mu
  • Yedek nereye alınıyor, kendi bilgisayarınıza indirebiliyor musunuz
  • Demo süresi içinde gerçek bir mal girişi ve gerçek bir satış günü denendi mi

Son madde en önemlisi. Boş bir veritabanında her program iyi görünür.

Nereden başlamalı

  1. Ürün listesini çıkarın. Ad, birim, alış, satış, mevcut adet. Barkod alanını şimdilik boş bırakabilirsiniz; sonra doldurulur.
  2. Barkodu olan ürünleri okutarak eşleyin. Elinize okuyucuyu alıp raf raf gezin, her ürünü açıp kodunu okutun. 400 kalem için bir öğleden sonra yeter.
  3. Barkodsuz kalanlara dahili kod basın. Etiket yazıcısı yoksa bu grup için başlangıçta liste seçimiyle devam edin, aksatmayın.
  4. Bir hafta çift kayıt tutun. Eski yönteminiz devam etsin, program da işlesin. Hafta sonunda ikisini karşılaştırın — sapma varsa kaynağı hemen bulunur.
  5. İkinci haftanın sonunda eski yöntemi bırakın. Paralel yürütmeyi uzatmak, ikisini birden aksatmak demektir.

Barkod, unutmayan bir asistan değil; unutulmasına izin vermeyen bir kayıt yöntemidir. Programın işi de bu kaydı sizin sonradan sorabileceğiniz bir şeye çevirmektir.

Elinizdeki ürün listesiyle barkodlu takibe nasıl geçileceğine bakalım; mevcut okuyucunuz varsa onunla da uyumluluğu birlikte deneyebiliriz.

İletişime geç

Stok Takip Programı

ETİKETbarkodlu stok takipstok takip programıbarkod okuyucustok yönetimiküçük işletme